.AnaSayfa...Seyahatname...Zorluklarla Mücadele

BU SAYFA'DA...Kısa Fıkralar...ilginç Konular...ilginç Sözler...Güzel Sözler....Daha Neler Neler VAR.

Güzel seçme kısa fıkralar

BAŞKAN BUSH BUYURMUŞ:

Üzerinde resmim olan pul bastırdım,başkanlıgın bütün mektupların'da bu pullar kullanılacak.

Bir süre sonra görülmüşki,pullar zarfa bir türlü yapışmıyor.

Başkan Bush küplere binmiş ve yetkiliyi çagırıp sormuş;

Üstünde resmim olan pullar yapışmıyor,arkalarına zamk sürmedinizmi?

-Sürdük efendim,demiş yetkili ve eklemiş;Yapışmamasının nedeni,herkesin pulun ön yüzüne tükürmesi......''

ES SAHAF'FIKRALARI

Bağdat'a giren ABD askerleri ve halk, Saddam'ın heykelini yıkar. El Sahaf, canlı yayına çıkar. Gazeteci, "Yendik diyorsunuz. Ama heykeli devirdiler" der. Bakan, hiç istifini bozmaz: "O yıkılan dublör heykeldi!.."

El Sahaf'tan dublörlere: "Size bir iyi, bir kötü haberim var. İyi haber, Saddam yaşıyor. Kötü haber, bombardımanda elleri koptu!"

ABD askeri Bağdat'ta cirit atarken, El Sahaf'a sorarlar: "Hani ABD askeri Bağdat'a girmemişti?" El Sahaf yanıt verir: "Kameranın açısı dar, onun için arka taraf görünmüyor. Oysa dürbünle bakarsanız onları arkadan kuşattığımızı görürsünüz."

EŞ İLANI                       

Adam gazeteye ‘Eş aranıyor’ ilanı vermis. Ertesi gun yuzlerce mektup almıs. ‘ Benimkini alabilirsin!'

MALİYET

Küçük cocuk babasına ‘Babacıgım evlenmek kaça malolur?’

Baba ‘Bilmiyorum oglum, hala ödüyorum

DEĞİŞMEYEN ŞEY

Genç çocuk babasına ‘ Baba Afrika’nın bazı yerlerinde erkegin evlenene kadar karısını tanımadıgı dogru mu?’

Evet ama oglum bu her ulkede boyle.'


NE KOYSAYDIK?

Vitrinde bir saat varmış, saat tamir ettirmek isteyen biri gelmis.

- Burasi sünnetçi, saat tamiri yapmiyoruz, demisler.

- Peki vitrine neden saat koydunuz?

- Ne koysaydik birader?

                                  VEFAKAR AİLE                                      

Yamyam baba-oğul balta girmemiş ormanda dolaşırken nehirde yıkanan genç ve çok güzel bir kadın gördüler.

Oğul sordu :

-Ne dersin baba, yiyelim mi onu?

Baba bir an düşündükten sonra :

-Hayır, bunu eve götürür, onun yerine anneni yeriz! dedi

KİTAPÇIDA

Adam kitabevinden içeri girdi, tezgahta duran gence sordu :

-Sizde "Kadinlara Karsi Zafer Kazanan Erkek" romanı varmı? Tezgahtar

eliyle az ötesini işaret etti :

-Var efendim, orada masal kitapları bölümünde bulabilirsiniz.

DİŞ ÇEKTİRMEKMİ?

Diş hekiminin odasına giren genç ve güzel kadın :

-Ah doktorcuğum, dedi.Bu dişi çektirmektense, çocuk doğurmayı tercih ederim.

Doktor : -Öyleyse koltuğun ayarını yapmadan önce kararınızı verin.

......................................................................

                                                                      LEZZET TESTİ                                                                             

Adamın biri birgün ekmeğin arasına yay koymuş ve bir ısırık almış. Görenler ne yapıyorsun diye sormuşlar. Adam yayla lezzet testi yapıyorum demiş.

           KAYIP         

Adamın birisi grossmarkette karısını kaybetmiş.Ararken eski bir arkadaşını görmüş.Arkadaşına durumu anlatmış oda kendisininde karısını kaybettiğini söylemiş.Adam o zaman sen bana senin karınıbende sana benim karımı tarif edeyim daha kolay buluruz demiş.Adam anlatmaya başlamış.Uzun sarı saçlı, mini etekli, mavi gözlü, askılı blüzlü ....demiş.Arkadaşına dönüp e seninkini tarif et.Adam benimkini boşver biz seninkini arayalım demiş.

                                                                                                                   ROTA                                                                                                                                

Temel bir gemide kaptanmış,fırtınada rotaları kaybolmuŞ.Temel:çabuk pusulayı getirin.Tayfalar:pusula yok neyi getirelim Temel:ha ozaman kelimei şahadeti getirin.


SÜT

Öğretmen sordu: ``Oğlum, bir inek yaklaşık ne kadar süt verir?``

Sütçünün oğlu yanıt verdi:

``Belli olmaz ki efendim.Babamın insafına kalmış

UYANDIR

Temel ile karısı hatçe küs,temel yatakta iken bir pusula yazar şöyle yazıyordu;

sabah tam 5 te uyandur benü yazar.temel sabah bir kalkar saat 9 komidine bi bakar hatçe de bi pusula yazmış hadi kalk saat tam 5.

              MATMAZEL-MADAM 

 Paris'te bir manav ve sürekli o manavdan alış-veriş eden bir mösyö,yine bir alış veriş sırasında manava sormuş:Hanımlara hitap ederken,matmazel ve madam diye hitap ediyorsunuz ve hiç yanlış yapmıyorsunuz;oysa hepsini yakından tanımıyorsunuz.Nedir bu işin sırrı?

Manav cevap vermiş:”salatalıkları seçerken nasıl tuttuklarına dikkat ediyorum.”

         Cep telefonu geyikleri    

1- Pire itte, cep telefonu yigitte bulunur.

2- Yigidin cep telefonu meydandadir.

3- Alismadik cepte telefon durmaz.

4- Ey cep telefonlu Turk Gencligi...

5- Arsizin yuzune tukurmusler,"Kapsama alani disindayim"demis.

6- Insani dert, cep telefonunu kart oldurur.

7- Bir cep telefonlu Turk dunyaya bedeldir.

8- At olur meydan kalir, yigit olur cep telefonu kalir.

9- Bosbogazi cehenneme atmislar,"cep telefonum nerede?"demis.

10- Cingeneye beylik vermisler, once cep telefonu almis.

11- Cep telefonlu coban, yoksul beyden yegdir. .

                                                                    12- Denize dusen cep telefonuna sarilir .                                                                      

13- Dilenciye cep telefonu vermisler, kartini begenmemis.

14- El elin esegini cep telefonuyla arar.

15-Erkegin kalbine giden yol cep telefonundan gecer.

16- Haydan gelen cep telefonu faturasina gider. .

17-Ben sporcunun zeki, cevik, cep telefonlu ve ahlaklisini severim.

18- Ayrani yok icmeye, cep telefonu ile gider ... .

19- Gormemisin cep telefonu olmus, tutmus antenini koparmis.

                                                                           20- Anadan gecilir, cep telefonundan gecilmez.                                                                                                                                            

İLGİNÇ KONULAR...

"Cola"lı İçecekler İle Doğum Kontrolü

Gebelik kontrolü tarih boyunca insanların arayış içinde bulundukları bir kavram olmuştur. Bu amaçla her ülkede bazı maddeler kullanılmıştır. Bunların bazıları kadınların hayatını riske sokup tehlikeli sağlık sorunlarına bile yol açabilmiştir. Çeşitli bitkiler ve bunların kaynatılmasıyla elde edilen sıvılar en çok kullanılan maddeler arasında yer alıyor. Gebeliği önlemek için kullanılan maddeler arasında çok ilginçleri de var. Kuzey Arizona Aile Planlaması Merkezi Müdürü Joseph Feldman, Eski Mısır’da kadınların cinsel birleşme öncesi vajinalarına, timsah dışkısından yapılmış bir macunu sperm öldürücü amaçla sürdüklerini belirtti. Eski Roma’da aynı amaçla zeytinyağı kullanıldığını ve yine eski Romalıların kuzu derisinden yapılma kondomlarla bu alanda öncü oldukları da biliniyor. Güney Amerika’da halen sürdürülen yaygın bir uygulama da, kadınların cinsel bileşmeden hemen sonra vajinalarını, spermleri gidermek için "Cola"lı içecekler ile yıkamaları. Sistemli bir eğitim ve gerekli olan ürünlerin sürekli temini ile, herkes artık istediği zamanda, istediği kadar çocuk sahibi olma olanağına kavuştuğu gibi kadınların sağlığı da riske girmiyor.

,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,

KADIN HAKLARI.

Belki bircok kimseyi sasirtacaktir ama, Turk Dunyasinda kadina siyasi esitlik en son Turkiye Cumhuriyeti'nde 1934'te verildi. Turk Dunyasinda kadinlara secme ve secilme hakkini ilk verme serefi Kirim Turklerine aittir. Kirim Muhtariyet Anayasasi 1917'de, Rusya Tatar-Muslumanlari Muhtariyet Anayasasi 1918'de, Orta Asya'daki Harezm Cumhuriyeti Anayasasi 1920'de, Buhara Cumhuriyeti Anayasasi 1921'de kadinlara secme ve secilme hakki verdi. Turkiye Cumhuriyeti ise, ancak 1934'te bu hakki kadinlara tanidi (oldukca gecikerek). Doc. Dr. Timur Kocaoglu, Koc Universitesi, 03.05.1999

***********************************************

BATI ÜLKELERİN'DE DOGUM DEDAVAYMIŞ.

Bizim ülkemiz'de dogum yapmak hele hele özel hastaneler'de baya masraflı üstelik hemen sezeryan'la dogum yapmak modaymış gibi dikkat edin özel hastanelerde dogumların çogu sezaryanla oysa ABD'de sezaryanla mecbur kalınmazsa yapılmıyor belli kurallara baglanmış.Almanya,Fransa,İngiltere gibi ülkeler'de dogum bedava. .(Basından).

                                

                                     AMERİKA 117 YIL BİZE HARAÇ VERMİŞ.                           

ABD'de gemilerinin Akdeniz'de seyahat etmesini saglamak için Osmanlı devletinin bir vilayeti olan Cezayir Dayılıgı'na 117 yıl boyunca haraç ödemiş.Konu hakkında aydınlatıcı bilgi İsmail Hakkı Uzunçarşılı'nın Tarih dergisin'de yayınlanan makalesin bulunuyor.1795'te Cezayir Dayısı Hasan Paşa ile ABD'de Cezayir konsolosu Joel Barlow tarafından Türkçe olarak kaleme alınan anlaşma ,Amerika'nın kuruldugu günden beri İngilizce dışında imzaladıgı tek anlaşma özelligini'de taşıyor.Anlaşmayla ABD'de gemileri,Osmanlı himayesinde Akdeniz ve Avrupa'da ticaret yapma imkanı bulmuştu.Her yıl 12bin Cezayir altını veya bunun degerinde mühimmat ve malzeme vermeyi kabul etti.(Star 21 Temmuz 2003)

ARININ ZEHİRİ'DE ŞİFA KAYNAĞI

Arı zehiri , işlendiğinde kalp ve damardan, sinir sistemi hastalıklarına kadar birçok rahatsızlığın tedavisinde şifa olabiliyor.

Arı zehirinin tıpta yaygın şekilde kullanıldığını ifade eden Doç.Dr. Aydın, bir gramının yaklaşık 10 bin arıdan elde edilebildiği zehirden, birçok hastalığın tedavisinde yararlanıldığını bildirdi.

Doç. Dr. Aydın, arı zehirinin gramının Avrupa ülkelerinde ve ABD'de ham haldeyken 300-700 dolardan alıcı bulduğunu, işlenmiş halde satıldığında ise fiyatın 2bin dolara kadar çıkabildiğini anlatarak, şöyle konuştu:

"Arı zehiri, işlendiğinde kalp damar hastalıkları, astım, kronik akciğer bozukluğu ve anfizem gibi akciğer hastalıkları, diyabet, sinir sistemi ve deri hastalıklarının tedavisinde yaygın şekilde kullanılabiliyor.

Bunların yanı sıra romatizma, kemik ve eklem hastalıkları, glukom ve komea bozuklukları gibi göz hastalıklarının tedavisinde de arı zehirinden yararlanılıyor. Zehirin, AIDS'e yakalananlarda, ömrü uzatıcı etkisi olduğuda bulunuyor. Son yıllarda arı zehiri tedavisi uygulanan Multuple Sclerosis hastalarında da, hastalığın durduğu, hatta kısmen iyileştiği gözlenmiştir.

4.3 milyonluk kovan sayısıyla dünya üçüncüsü konumundaki Türkiye'nin, dünyanın en iyi arı cinslerine sahip olduğuna dikkati çeken Doç.Dr.Aydın, Türkiye'de yılda 67-70 bin ton bal üretilmesine rağmen, dünya piyasasında altından bile değerli olan arı zehiri elde edilmesinin büyük kayıp olduğunu kaydetti."

KAYNAK:

Hürbakış Gazetesi

9 Ağustos 2003 Cumartesi

Sayfa:6

KARPUZ, KANSER HASTALIĞINDAN KORUYOR.

Karpuzun içerdiği Laykopen maddesinin kansere karşı koruyuculuğunun A vitamininden iki kat, E vitamininden ise 10 kat daha fazla olduğu bildirildi.

Erciyes Üniversitesi Atatürk Sağlık Yüksekokulu Beslenme ve Diyabetik Bölümü'nde Uzman Diyatisyen Betül Çiçek, karpuzun kansere karşı koruma özelliği olan Laykopen maddesi bakımından oldukça zengin bir meyve olduğunu söyledi. Ucuz olmasının yanı sıra her yaştan insan tarafından sevilen bir meyve olan karpuzun bol miktarda tüketilmesini tavsiye ettiklerini belirten Çiçek, şu bilgileri verdi:

"Laykopen maddesi antioksiden özelliği nedeniyle serbest radikaller denilen toksinlerin sağlıklı doku ve organlara bağlanmasını engeller. Kanser çeşitlerine yol açan en büyük sebeplerden biri ise doku ve organların zararlı maddelerden hasar görmesidir. Bu zararı önleyen karpuz ise kansere karşı koruma sağlayan en önemli besinlerden biridir. Vücudu kansere karşı en fazla koruduğu bilinen unsurların başında A ve E vitaminleri gelmektedir. Karpuzda bulunan laykopenin kansere karşı koruyuculuğu ise A vitamininden 2 kat, E vitamininden 10 kat daha fazladır."

KAYNAK:

Hürbakış Gazetesi

21 Ağustos 2003 Perşembe

Sayfa:8

                    AĞAÇTA PATLICAN YETİŞTİRDİ !.                            

Antalya Büyükşehir belediyesi Park ve Bahçeler müdürlügü bahçıvanı Masu ATEŞ,yaprakları patlıcan bitkisinin yapraklarına benzeyen bir ağaça patlıcan aşılayarak ürün elde etmeyi başandı.22 yıllık bahcıvan olan ateş ,tohumunu çalıştıgı yerden aldıgı ağaca,patlıcan aşıladı.Patlıcan almaya başladıgı ağacın bir süre sonra 2-2,5 metre büyüdügünü gören Musa ATEŞ,bakımı yapıldıgı sürece yılın on ayı patlıcan veriyor.Tekrar dikip sökülmesine gerek yok dedi.

10 Eylül Çarşamba 2003 VAKİT Gazetesi



SULTAN MAHMUD HAN'IN ÇOCUKLARIN TALİM VE TERBİYESİ İÇİN FERMANI



"Herkes iyi bilir ki Ümmet-i Muhammed'denim diyen bütün ehl-i İslama göre en evvela, İslamın şartlarını ve akaid-i diniyesini öğrenip bilmek ve sonra geçimini temin etmek için hangi mesleği isterse ona girmek, vel hasıl her şeyden evvel zaruri dini bilgileri öğrenmek, dünya işlerinin tamamından önce yapılması gereken bir farz iken, bir zamandan beri insanlar, analarının ve babalarının suçu olarak kendileri cahil kaldıkları gibi, çocuklarının da cahil kalmasına aldırmadan ve Rezzak-ı Alem olan Allahü Teala hazretlerine tevekkülsüzlük ile hemen para kazanmak sevdasına düşerek çocukları, mektepten alıp bir usta yanına çıraklığa verdiklerinden, bu gibi çocuklar, küçükten cehaletle büyüyüp, sonradan da okuyup öğrenmeye heves etmediklerine binaen, bütün veballeri analarının ve babalarının boynuna olup, kıyamet gününde bir taraftan bunlar, mes'uliyet altına girecekleri gibi, bir taraftan kendileri buna pişman olacaklarından başka Allah korusun bütün gençliği cehalete sürüklemekten dolayı, bütün ekseri halk, dinden, diyanetten habersiz olduklarından, bu durum Cenab-ı Hakk'ın gazabına sebep olacağının işareti olup, Allah muhafaza etsin böyle giderse Allah (cc)ın şiddetli azabıyla terbiye olacağımızı, akl-ı selim olanların bildiği gibi, müslüman evladını o gibi dünya ve ahiter musibetlerinden halas ve korumak lazım gelmekle;

Şimdi, dini öğrenmekte utanma caiz olmadığına binaen şimdiye kadar cahil kalmış olan genç ve ihtiyar bütün Ümmet-i Muhammed, cahilliğin iki cihanda vehametini düşünüp ve bu sebeple birbirlerinden utanmayarak ancak Allah'tan utanıp kendileri bulundukları ve çalışmakta oldukları iş ve sanatların arasında, bilmedikleri dini meseleleri ve akaid-i islamiyelerini dahi bilmekliğe imkanları nisbetinde, gayret edip çalışmaları ve bu suretle kendilerini iki cihan saadetine ermekliğe gayret sarf etmeleri dinin farz kıldığı emirlerden olduğundan başka;

Çocuğunun buluğ çağında olduğunu, eğer İstanbul'da oturuyor ise İstanbul kadısı olan efendi tarafına ve eğer Eyüp, Üsküdar ve Galata'da oturuyor ise kadıları efendilerine mektep hocaları ile beraber varıp ve çocuğu dahi beraber getirip-gösterip, şer'i cihetten ellerine mühürlü izin tezkeresi almak ve izin tezkeresi olmadıkça esnaf taifesi de çocukları çıraklığa almamak ve çıraklığa alınmak durumunda esnaf kethüdalarının dahi rey ve bilgileri icap ettiğinden şayet esnaftan biri bu gibi tezkeresiz çocukları çıraklığa alır ve babası ve validesi de çocuğu bu şekilde verirse okuduğu mektebin hocası veya mahallenin imamı doğruca kadı efendilere haber vermek ve kadı efendiler dahi bu durumu din-i mübinin ihyası cihetine mebni olarak, kendileri tarafından yazılı izin tezkeresi almadan sanat verilmiş çocuk bulunur ise alanı ve vereni, ve o esnafın kethüdasını ve haber vermediği için mektep hocasının cezasının verilmesi için Bab-ı Aliye bildirmek ve anasız babasız yetim çocuklar olup da kimsesizliği sebebiyle ihtiyaten, bir usta yanında veya bir kimsenin terbiyesinde bulunur ise, ustası ve gerek mürebbisi olan adam sırf sanat öğretmeğe ve çalıştırmaya kalkışmayarak günde iki defa mektebe gönderip, buluğ çağına erinceye kadar okutturmak ve mektep hocaları da mekteplerde bulunan çocukları güzelce okutup Kuran-ı Azimüşşan'ı ta'lim ve arkasından her çocuğun haysiyet ve istidadına göre tecvid, ilmihal gibi risaleler okutarak İslam Şeriatını ve dini akidelerini öğrenmeğe gayret eylemek üzere, bu hususların umumiyetle tenbih olunup ikaz edilmesine, irade-i seniyenin verilmesiyle, bu emir bilad-ı selase kadı efendilere başka başka fermanlar ile tenbih edilmiş olmakla, siz dahi istanbul'da oturan bütün mahalle imamlarını ve mektep hocalarını ve esnaf kethüdalarını toplayarak bu emri ilan ederek tembihlemek suretiyle inşallah devamlı surette takibini ve icrasını sağlamayı tarafınızdan dahi ihtimam gösterilmesine dikkat eyleyesin." (Ahmet Cevdet Paşa, Tarih: İstanbul 1309 XII)



SÜFYAN-I SEVRİ HAZRETLERİ'NDEN

Büyük bir kalabalık, bir yere toplanırsa ve biri, "içinizden akşama kadar kim yaşayacak, bilsin" dese, kimse bilemez. İşin şaşılacak tarafı şurası ki, eğer o kimseler; "Öyleyse, ölüm için gerekli hazırlığı yapan, ayağa kalksın", dense kimse ayağa kalkmaz. Bu gafletten kurtulmaya çalışmalıdır.

GÜZEL SÖZLER

"Evlat kokusu cennet kokusudur." Hz. Muhammed

Pırıl pırıl gökkuşağını görmek için önce yağmuru yaşamak gerekir."Fransız Atasözü

Kadınlar, sevmedikleri adama hiç acımazlar."Alexandre Dumas Fils

"Allah! Size haram ettiği şeyde şifa halketmedi" Hz. Muhammed

"Ayakkabılarım olmadığı için üzülürdüm, ta ki sokakta ayakları olmayan adamı görene kadar" Balzac

"Sakın kendisine verdiğin kıymeti sana vermeyenle arkadaş olma."Hz. Muhammed

İnsanlar dışı ile karşılanır,içi ile uğurlanır. "Moğolistan Atasözü"

"Emanet ehline verilmez ise, o topluluğun kıyameti yakındır.." Hz.Muhammed

"Bu dünyaya anlaşılmak için değil; anlamak için geldik. "J.Ernest Renan

"Yolculuk edin sıhhat bulursunuz" Hz. Muhammed

"Yenileceğinden korkan, daima yenilir." Yıldırım Beyazıt

"Söz biliyorsan söyle ibret alsınlar, yok bilmiyorsan, sus da insan sansınlar." Atasözü

"Hiçbir işte gereğinden fazla acele etme; dikkatli olanlar kendilerini zor duruma düşmekten korurlar."Hz. Ali

Güçlükler başarının degerini arttıran süslerdir.(MOLIERE)

Bir şeyleri degiştirmek istiyen insan önce kendinden başlamalıdır.(SOKRATES)

Güneş olmazsan yıldız ol,ama en parlak yıldız sen ol.(ROBINDRANATH TAGORE)

Bu gün hayatınızın geri kalan kısmının ilk günü .(CHARLES DEDERICH)

Yaşamak için yemeli,yemek için yaşamamalı.(Hz. İsa)

İsyanınız nefsinize,itaatiniz Rabbinize olsun.(Hz. Abdülkadiri Geylani)

Bin kere vaadedeceğine bir kere vaadini yerine getir.(Bediüzzaman Said-i Nûrsi)

Düşünmeden konuşan pişman olur. Konuşmadan düşünen selamet bulur.(Yahya b. Muâz-ı Râzi)

İnsanların en cömerti istemeden veren;en asili de intikama gücü yeterken bağışlayandır.(Hz. Hüseyin)

Hiç kimse mükemmel degildir.Durmuş Çelikli

"Düşmanının bilmesini istemediğin şeyi dostuna söyleme."Schopenhauer

Mezardakilerin pişman oldukları şeyler için,Dünyadakiler birbirini kırıp geçiriyor .İmam-ı Gazali


Altın ateşle,Kadın altınla,Erkek kadınla imtihan edilir."Moğolistan Atasözü

Kuş bakışı bakmak güzeldir,fakat kuş gibi bakmamak şartıyla.Şeyh Sadi

İLGİNÇ SÖZLER   

HAYATIN ENGÜZEL ANI HERŞEYDEN VAZGEÇTİĞİNİZ ZAMAN     

SİZİ HAYATA BAĞLAYAN BİRİ OLDUĞUNU DÜŞÜNDÜĞÜNÜZ ANDIR

Gülme komşuna saksı düşer başına

EGER HIYARIN NE OLDUGUNU MERAK EDIYORSAN AYNAYA BAK GÖRÜRSÜN   

DUYGULARINA DUR DESENDE! SUSTURMAK NE MÜMKÜN DÜŞÜNCELERİ

Sen kocaman çöllerde bir kalabalık gibisin ,Okyanuslarda ender bir balık gibisin

Bir üşütür,bir ısıtır, bir ağlatır, bir güldürür

Sen hem sağlık hem de hastalık gibisin

Kadın hakkı diye bir şey yoktur, çünkü hakkı erkek ismidir.

Evlenip balayına gideceğime ,evlenmeyip alayına giderim.

..............................................................................................................................................

ONA KALBİMİ VERDİM

SAKLASIN DİYE

BUZDOLABINA KOYMUŞ

BOZULMASIN DİYE!

Bizim köy'de ebe yoktu,hepimiz fırlama doğduk.

DOST;BENİM BURADA ÇEKTİĞİMİ ,MESAFEYE KAYITLI KALMAKSIZIN ORADA ANLAYABİLEN ,HİSSETTİKLERİMİ HİSSDEBİLENDİR .

MEZARDA YATANLAR GERİDE HİÇ BIRAKTI ÖTEKİ DÜNYAYA HİÇ GÖTÜRDÜ KALDIYSA GERİDE HOŞ SEDA HOŞ MUHABBET VE YAPTIKLARI İYİLİKLER GÜZEL ESERLER KALDI GERİSİ HİÇ ÖTESİ YOK.

TÜKÜRÜLECEK BİNLERCE SURAT VARKEN ,YERLERE TÜKÜRME!!!!!

ALLAH YÜRÜ YA KULUM DEDİ ARABAMI SATTIM...

DİKKAT BAYAN SÜRÜCÜ SİZİDE BAYABİLİR...

ÇOK OKUYAN DEĞİL ÇOK KOPYA ÇEKEN BİLİR...

BİLİYOMUSUN ABİ SEN DENİZE GİRSEN BATMAZSIN ÇÜNKÜ TİPİN KAYIK...

ERKEKLER ARABA GIBIDIR,DIKKAT ETMEZSEN ALTINDA KALIRSIN

Oğlum müjde sana iş buldum ! büfede yedigün vereceksin .. nasıl iş?

Adamin biri saçlarini önce ortadan ayiriyormus sonra liseden ayirmaya baslamiŞ

Ask bir muz kabugudur , dikkat etmezsen ayagın degil , hayatin kayar

Dün eski dostlarla karşılaştık.Eski günlerden söz ettik.Sonra toplu bir resim çektirelim dedik ama sen yoktun.Biz de topsuz çektirdik.

Adamın biri pencereden atlamış ölmüş,arkasından biri daha atlamış ölmemiş niye?
-Çünkü ölenle ölünmezmiş.

Aşkım, aşkımıza NOKTA koyma, sana istedigim kadar VİRGÜL vereyim.

BEN PARANI DEĞİL $ENİ $$$EYORUMMM..

YARASA HİÇ BİR İŞE YARAMAYAN BİR HAYVAN OLSAYDI YARAMASA DERLERDİ...

Eğer birgün seni unutmak zorunda kalırsam,bu sevgimin küçüklüğünden değil,çaresizliğimin büyüklüğündendir. 

SENİ BANA SORDULAR SENİN SU OLDUĞUNU SÖYLEDİM.NASIL YANİ DEDİLER BANA HAYAT VERDİĞİNİ SÖYLEDİM.............!

BİR ÇOCUK PARKI GİBİSİN SESSİZ VE KEDERLİ SALINCAKLAR İÇİNDE YOK HİÇ KİMSESİ

SAHİLİ KAYBETMEYİ GÖZE ALAMAYAN,YENİ SAHİLLER KEŞFEDEMEZ. RİCHARD BAH

Dört şeyin geri dönüşü yoktur; Ağızdan çıkan sözün, yayından çıkan okun, kaçırılan fırsatların, geçip giden yaşamın.

İNSANLAR HAYATI OLDUĞU GİBİ KABULLENMEK İSTEMİYORLAR. HER ZAMAN KENDİ TARZLARINA GÖRE DÜZENLEMEYE ÇALIŞIYORLAR, AMA HAYATIN KENDİLERİNİ DEĞİŞTİRDİKLERİNİN FARKINDA BİLE DEĞİLLER...

İNSANLARI TANIDIKÇA HAYVANLARI DAHA ÇOK SEVİYORUM.

Gülme komşuna saksı düşer başına

   O KADAR KİBAR BİR SEYİRCİYDİ Kİ HAKEME PORTAKALIN KABUKLARINI SOYDUKTAN SONRA ATIYORDU

Seni seviyorum derken hiç yalan söylemedim.yalan söylerken hiç seni seviyorum demedim.

..........................................................................................................................................

Adamın bırının gözü dalmış burnu yaprak..

.................. ..................... ...............

Gül'ü seven dikenine katlanır kaktüsü sevenin vay haline...

......................................................................

   Tam öğrenecektim ki zil çaldı.!!!       

......................................................................

KİM DEMİŞ ARKADAŞ UĞRUNA ÖLMEK ZOR DİYE, ASLINDA UĞRUNA ÖLECEK ARKADAŞ BULMAK ZOR!!

..................................................................

      Kendini mutlu hissediyorsan, merak etme birazdan geçer.

BAŞKASINA KENDİNDEN FAZLA DEGER VERME,YA ONU KAYBEDERSİN YADA KENDİNİ MAHVEDERSİN

Hakkımı arıyorum.(Hakkının karısı)

    Hiçbir şeyde gözüm yok. KÖR İDRİS

Üzülme Doğruların Kaderidir Yalnızlık. Kargalar Sürüyle Kartallar Yalnız Uçar

Elektriği Edison buldu faturayı biz ödüyok.    

Geçenlerde sinemaya gittim 10 dk. ara dediler hala arıyorum.

Mustafa Denizli ıssız bir adada kalırsa onu kim kurtarır? Mustafa Sandal

Bebeğe araba çarpmış fakat ölmemiş, neden?Çünki bebeğin bezi BARİYERLİymiş.

  Kalbinde yer yoksa üzülme , ben ayakta giderim.

PREZERVATİFLE AŞK YAPMAK GAZ MASKESİYLE GÜL KOKLAMAYA BENZER

Bütün kadınlar güzeldir." lafı sürümden kazanmak isteyen erkeklerin uydurmasıdır.

İlahi Azrail sen adami öldürürsün.

Bir erkek en çok sevgilisini, en iyi karisini, en uzun annesini severmiş.

Paranın ne önemi var mühim olan miktarıdır.

      Kim vurduya gittim, birazdan gelicem...

İnsanların seni ezmesine izin verme; Ehliyet al, sen onları ez...

Ne Mutlu ki Erkek Değilim, Yoksa Bir Kadınla Evlenmek Zorunda Kalacaktım . (Bayanlar Tuvaletinden)   

BESLE KARGAYI TOMBUL OLSUN.

Aşık Olup Izdırap Çekeceğime, Nezle Olup Burun Çekerim.

Solucanlar Bağırsakta Yaşar... Bağırmasakta